GRUPAJ SERVİS BÜLTEN

Sayı : 65
Eylül : 2008

 

EDİTÖR’DEN

 

TOLERANS

 

Tolerans, kimi zaman bireylerin karakterlerindeki erdem olarak düşünülse bile, kimi zaman da sizi tüketen ve üzen durumlar oluşturabilir. Ayrıca bir o kadar da ufak ve önemsiz gözüken durumlardır. Sızıntı yapan bir musluk, inik bir araba lastiği ya da ulaşmak istediğinizde hep kapalı olan cep telefonları. Bazen problem yaratan yönetici ve iş arkadaşları, limitini aşmış kredi kartları veya sizi dinliyor gibi görünen ama asla dinlemeyen dostlarınız gibi daha da büyük sorunlar olabilir. Bu durumda tahammül etmek ve toleranslı olmak daha zor bir hal alır. Büyük veya küçük, her ne şekilde ve neden kaynaklanırsa kaynaklansınlar, bu tip tolerans gerektiren durumlar, bizim günümüzü yaşamamızı ve yaşadığımız hayatta özgür olmamızı engelleyici durumlardır. İnsanlar genellikle farkında olmadan birçok duruma karşı fazla toleranslı davranıyorlar. Kimi zamansa gelecek kaygısıyla hoşnutsuzluk yaratan durumlara karşı toleranslı olmak zorunda kalıyorlar. Sürekli tolerans hakkında asıl gerçek bu tip durumların bizi, birçok şeyden alıkoyduklarıdır. Bunun dışında;

 

Üzüntü yaratırlar,

Boşa vakit harcamamıza neden olurlar,

Boş yere yorulmamıza ve strese girmemize neden olurlar,

Kendimize olan güvenimizi ve inancımızı zedeleyebilirler,

Bizi hedeflerimizden saptırabilirler,

Hedeflerimizi gerçekleştirmemizi geciktirebilirler,

Anı yaşamamıza engel olurlar,

Kendimizi kötü hissetmemize neden olurlar,


Tolerans kavramını rayına oturtup, toleranslı olmanız gereken durumlarla, bunu gerektirmeyen durumları ayırt edebilirseniz, anı yakalamanız ve kendinizi daha rahat hissetmeniz mümkün olacaktır. Ayrıca bir süre sonra dikkatinizi sürekli dağıtan birçok noktadan da kurtulduğunuzu fark edeceksiniz. Bu nedenle yapılması gereken ilk şey, nelere karşı sürekli toleranslı davrandığınızı anlamaya çalışmaktır. Daha sonrasında bunların cidden tolere etmeniz gereken durumlar olup olmadıklarını irdelemelisiniz. Sizi rahatsız eden ve tolerans gösterdiğiniz on konuyu not ettiğiniz bir liste hazırlayın. Bu toleransların küçük ya da büyük olması önemli değildir. Sonra bu listeyi temizlemeye başlayın. Öncelikle çözümü kolay olanlardan başlayın. Cep telefonunuzun arızası, uzaktan kumandanızın bitmiş pilleri ya da sürekli damlayan mutfak musluğu gibi.. Sonraki aşamada biraz daha hayatınızda kemikleşmeye yüz tutmuş ve sizi sinirlendirip üzdüğü halde tolerans göstermeye devam ettiğiniz noktaları olabileceği kadar çözümlemeye çalışın. Bir süre sıkıntılı çekseniz bile, sonrasında hayatınızın daha eğlenceli, daha stressiz ve daha yaşanası olacağını göreceksiniz. Bir diğer sıkıntı yaratan nokta da, geçmişle hesaplaşmadır. Tolerans daha çok somut durumlara verdiğimiz tepkidir. Bizim dışımızda gelişen durumlardır. Geçmişle hesaplaşma ise daha çok şahıslara ve olaylara karşı hissedilen rahatsızlık halidir. Kişiye özel iç sorunlardır. Bu durumlarda kişi ya kendini ya da bu sorunu ona açan şâhısı affedemez. Ayrıca bu tip durumlar genellikle kişinin ruh haliyle de paralel ilerlediği için, yarattığı sıkıntının boyutları daha büyük ve daha zor çözümlenebilir olabilir. Bunun yanı sıra sürekli olarak, gerek kişinin kendisi, gerekse çevresindeki insanların yaşadığı sorunları görüp eskiyi hatırlaması nedeniyle tekrarlanmaları da mümkündür. Bu tekrarı sağlayan hisler, pişmanlık, vicdan azabı, suçluluk, öfke, utanç gibidir. Bu duruma eşlik eden genellikle inkar ve sonrasındaki üzüntüdür. Bu nedenle iş hayatında ve özel hayatta oluşan sorunlar çözümlenmemişlerse, her zaman kişiye sıkıntı yaratacaklardır. Peki sorunların gerçekten aşıldığını ve çözümlendiğini nasıl anlayacağız? Eğer hayatımızda karşımıza çıkmasından çekindiğimiz bir kişi veya düşünmeyi reddettiğimiz bir konu varsa, bunlar hala çözümlenmemiştir. Bunlardan nasıl kurtulacağız? Biri sizi üzdüyse onu affedin. Bu, o kişinin davranışlarını doğru yapmaz, sadece sizin hayatınıza devam etmenizi kolaylaştıracaktır. Hayatınızda yarım kalmış hiçbir konu kalmayınca, ilerlemek için önünüzde birçok fırsat olduğunu göreceksiniz. Anı zamanda kendinize olan güveniniz artacak; çünkü artık yapabileceğiniz en iyi şey olan geçmişi geride bırakmayı başardığınızı bileceksiniz. Unutmayın, başarılı olmak için atılması gereken ilk adım, geçmişle oyalanmak yerine yaşadığınız anla ilgilenmektir.

 

Melda Aşar

 

GRUPAJ SERVİS’TEN HABERLER

İÇ DENETİM

Grupaj Servis, kuruluş tarafından oluşturulan kalite yönetim sistemi şartlarına(ISO 9001:2000) personel tarafından uyulup uyulmadığını ve sistemin etkin olarak uygulanıp uygulanmadığını belirlemek için Eylül ayı içerisinde iç DENETİM gerçekleştirmiştir. İç denetimde tespit edilen uygunsuzluklarla ilgili iyileştirme faaliyetleri başlatılmıştır.

 

 

 

SEKTÖR’DEN HABERLER

GRUP FİRMALARIN KARA SINIR KAPILARINDA ÇEKİCİ RÖMORK EŞLEŞTİRMESİ

Kara sınır kapılarında geçerli olmak üzere 01.09.2008 tarihinden itibaren yurtdışına çıkış yapan Türk plakalı “çekici+römork/yarırömork”ların aynı firma adına kayıtlı olması zorunluluğu getirilmiştir. Ancak, uluslararası taşıma yapan firmalardan, şirket ortaklarının veya söz konusu şirketin başka bir firmanın en az %51’ine sahip olması halinde bu firmaların, grup şirketi olarak değerlendirilmesi ve grup şirketlerinin özmal olarak kayıtlı çekici, römork veya yarırömorklarını eşleştirmek suretiyle uluslararası taşımalarda kullanabilmelerine 31.12.2009 tarihine kadar izin verilmiştir.

 

Buna göre, firmaların grup şirketi olarak değerlendirilebilmesi için;
• Şirket sermayesi ve ortaklık paylarını gösterir Ticaret Sicil Gazetesi örnekleri,
• Firma ortaklarının nüfus cüzdanı fotokopileri,
• Şirketi, temsile yetkili kişi/kişilere ait imza sirküleri,
ile birlikte Ulaştırma Bakanlığına başvurmaları gerekmektedir.

 

AVUSTURYA TYROL A12 OTOBANINDA EURO 2 ARAÇLARA YASAK GELİYOR!

1 Kasım 2008 tarihinden itibaren, Euro 2 araçların Avusturya'nın Tyrol bölgesinde bulunan A12 otobanından geçişine müsaade edilmeyecektir.

 

CLECAT 50  YAŞINDA!

Avrupa Lojistik ve Freight Forwarder Dernekleri Federasyonu bu yıl 50’inci yılını kutluyor. Dünyanın en eski uluslararası mesleki sivil toplum örgütlerinden olan CLECAT, Avrupa Birliği’nin taşımacılık politikalarının şekillenmesinde büyük rol oynuyor. CLECAT, 50. kuruluş yıldönümünü 3 Aralık’ta merkezinin bulunduğu Brüksel’de Freight Forwarders’ 2008 konferansı ile kutlayacağını bildirdi. Konferans Brüksel’de World Customs Organisations’ın (Dünya Gümrükleri Organizasyonları) merkezinde düzenlenecek. Konferansa AB politik çevreleri, iş adamları, komisyonerler, milletvekilleri ve çok sayıda sektör temsilcisi ile CEO’ların katılması bekleniyor. CLECAT, Freight Forwarders’lerin tüm dünyada altyapı sorunları, fiyat mekanizmaları ve sürdürülebilir sağlıklı süreçlerin oluşturulmasıyla boğuştuğunu, bu noktalarda oluşan verileri ve getirilen çözümleri global pazarlarla paylaşacaklarını kaydetti. CLECAT’a göre daha fazla globballeşme, daha iyi ve daha gelişmiş tedarik zinciri anlamına geliyor. Lojistiğin tedarik zincirlerinin entegrasyonunda ve dünya ticaretinin yıldan yıla büyümesinde büyük katkısı bulunduğunu vurgulayan CLECAT, lojistiğin modal farklılıklara ilişkin çözümleri, gümrükler ve sınırların aşılması, çevreci - sürdürülebilirlik gibi politik alanlarda da etkili olduğuna dikkat çekiyor. Konferansa Bölgesel Komiteler Başkanı Luc Van den Brande, Vergiler ve Gümrükler Birliği Avrupa Komisyoneri László Kovács, Milletvekili ve TRAN Komitesi Başkanı Paolo Costa, General Elect WCO Sekreteri Kunio Mikuriya’nın, politikacı ve karar mekanizmalarında söz sahibi kişilerin katılacağı bildirildi.

 

Konferansta ele alınacak konular

- Teknolojik ilerleme ve gümrüklerde kâğıtsız işlemlere gidiş

- İç taşıma maliyetlerinin küreselleştirilmesi, çevre - politika ve önemli iş alanları arasındaki ilişkilerin araştırılması

 

KÜLTÜR SANAT

TİYATRO KEDİ’NİN YENİ OYUNU “ÇALIKUŞU”NDA FERİDE’NİN ÜÇ FARKLI DÖNEMİNİ EBRU CÜNDÜBEYOĞLU, ELİF ÇAKMAN VE DİLEK ABA CANLANDIRIYOR.
Roman 1920’li yıllarda “gönül yarası” yüzünden Feride’nin  İstanbul’dan Anadolu’ya uzanan hikayesini anlatıyor. Feride küçük yaşta anne ve babasını kaybeder, teyzesi onu yanına alır. Şımarıktır, yaramazdır, ele avuca sığmayan bir çocuktur. Ağaçlara tırmanır. Okuldaki haşarılıklarından ötürü öğretmenleri ona Çalıkuşu lakabını takar. Çocukluktan çıkıp genç kızlığa adım attığında teyzesinin oğlu Kamran’a aşık olur. Utangaçtır, ona karşı duygularını pek belli edemez. Yine de Kamran ona evlenme teklif eder. Ancak düğünden önce Feride’ye Kamran’ın onu aldattığını söylerler. Bunun üzerine Feride kendini Anadolu yollarına vurur. Anadolu’da çocuklara öğretmenlik yapar. Ama güzelliği başına iş açar. Yeni lakaplar takarlar ona: İpekböceği, Gülbeşeker...
İnatçıdır öğretmenlik yapmaktan vazgeçmez. Hakkındaki dedikodular yüzünden tek bir kentte duramaz, şehir şehir gezer. Feride, Anadolu macerasında hâlâ Kamran’ı sevdiğini anlar. Kamran ve kız kardeşi Müjgan’ın “kumpasıyla” Kamran ve Feride baş başa kalır. Kamran Feride’ye ilan-ı aşk eder. Atılgan Gümüş Feride’nin aşık olduğu kuzeni Kamran rolünde. Oyunda Dilek Türker altı farklı kadını, Deniz Türkali siyahlı kadını, Tarık Papuçcuoğlu doktor Hayrullah’ı, Abdül Süsler Yüzbaşı İhsan’ı canlandırıyor. “Çalıkuşu”nun dekor ve kostüm tasarımı Gizel Gürsel-Sedef Kermen’e, ışık tasarımı ise Mesut Sarı’ya ait. Yapım, 11-12 ve 15 Ekim’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde perdelerini açıyor. Bilet fiyatları tam 40, öğrenci 30 YTL.